Denemelerim - DUYGU SAĞANAĞI - Blogcu



DUYGU SAĞANAĞI

1/4/2009 - GİTME

Kategori: Denemelerim

GİTME


Gitme…

Bu sözcük ne çok şey barındırıyormuş bünyesinde. Söylenilmesi bir başlangıç olabilecekken, acımasız bir nokta oluvermiş söylenilmeyişi.

 

Bir” git” aşkı tek taraflı bitirmeye yetmiş.

 

Gitme…

Bu sözcüğün bu kadar değerli ve anlamlı olduğunun farkında mı acaba, bu sözü söylemek  isteyipte söyleyemeyen?...

Yoksa gurur mu bu sözcüğün söylenilmesini engelleyen?...

 

Gitme…

Belkide binlerce sevgi cümlesi saklıyor içinde

 

“Gitme” diyecek olan bunun fazlasıyla farkında olduğundan mı bunu kolayca söyleyemiyor?

 

Gitme” demenin “seni her şeyinle hatalarınla dahi kabulleniyorum” demek anlamına gelmesinden, hata yapıldığında” hani beni hatalarımla kabul ediyordun?” diye yüzüne vurulmasından mı bu korkaklık?

 

Yoksa ömür boyu sürecek bir pişmanlığa mı sevdalı bu yürek?Acı çekmekten zevk aldığı için mi kendine bu kadar acımasız?

 

Karşı tarafa bir nokta koydurarak işi bitirirken, kendisi “gitme” sözcüğünü söylemeyerek düzinelerce nokta koyduğu halde aşkını hep ıskalayıp, bir türlü öldüremeyen.

 

Kendinedir acımasızlığı da bilmez.

 

“Gitme” diyerek beklide can çekişen aşkını kurtaracaktı. “Ben cankurtaran mıyım? “diye düşündü büyük ihtimalle…:))

 

“Ben yüzme bilmem ki” diye birde karşı tarafı suçladı.

 

Gitme demenin önemini aşkta tecrübeli olan daha iyi anlar.Aşkta tecrübe iyi bir şey mi ki?

 

“Valla bilmiyorum, benim adım acemi” :))

 

Sevdiğine “Gitme” demek aşka kan pompalamaktır. Ahiretin kapısından dönüş yapmaktır.

 

Sevdiğin halde “git” diyebiliyorsan bu düpedüz ahmaklıktır.

 

Ey kafası büyük, aklı küçük kardeşim.

Bumerang mı sandın sevdiğini

Gitse de her zaman geri dönecek?

Akılsız başın cezasını

Yüreğin ölene dek çekecek.

 

 Gitme…

Hapsolur aşkımız ayrılığa

 

Gitme…

Doğmamış çocuklarımın vebali kalır omuzlarımda

 

Gitme…

Aşk sözcükleri fısıldarım kulağına

 

Gitme…

İhtiyacı var ellerimin avuçlarında terlemeye

 

Gitme…

Umudum gömülmesin derinlere

 

Gitme…

Kabulümsün her şeyinle

 

Gitme!…Dur!…Gitme!…

 

Seviyorum aslında

Gururum itiraf edemese de


Can güzeli




git - sezen aksu
Sezen Aksu'yu bu kadar sevdiğimin ben bile farkında değildim.Yakında bütün albümü tamamlamış olacağım galiba.Ne yapayım yazdıklarımla çok uyuşuyor.Zaten Sezen Aksu'yu sevmeyen yoktur herhalde

Ben Sezen Aksu'nun bu duygusal şarkısını yazdıklarımla biraz sulandırdım ama affola
CaN iZi (11) :: siZDe BiR GüZeLLiK YaPiN CaN IzINiZi BiRaKiN! :: Bağlantı

21/9/2008 - SUSMAK SUS(A)MAK

Kategori: Denemelerim

SUSMAK  SUS(A)MAK

Nasıl derdim “seviyorum” diye

O zaman bırakabilir miydin beni?

Ya ben...

Ya ben bir kere elini tutsam;

bir daha ısınabilir miydim?...

 

Susmamın, sana olan susamışlığımı her gün biraz daha arttırdığı aşikâr. Ama olmuyor işte…Benim payıma, aşkın zor yükü binmiş.Bütün susamışlığıma rağmen “susmalıyım…”

 

Konuşmak; kuruyan dudağıma ıslaklık; yanan yüreğimi söndürecek çağlayan olabilir.

Buna rağmen susmalıyım…

 

Konuşmak; sendeki ateşe benzin dökmek olur.Bendeki yangınla sendeki ateşin önüne kim geçecek o zaman?...

 

Söndürülmesi imkansız bir yangın en sonunda seni de   beni de yakar. Ben seni, yanmana izin vermeyecek kadar çok seviyorum.

 

Yüreğimin derinliklerine gömdüm seni. Üstünü örttüm çiçeklerle. Suskunluğum çaresizliğin eseri. Kalbim müebbet sürgün İçime yağan gözyaşı bulutları dinecek gibi değil.

 

Bak senden bahsedince  hararet sardı dört bir yanımı

Susuzluğu yaşıyorum sensizliğimde. Bekliyorum özlemle ölüm döşeğinde;

Dudağımı ıslatan bir damla Zemzem olacağın günü.

cangüzeli



CaN iZi (5) :: siZDe BiR GüZeLLiK YaPiN CaN IzINiZi BiRaKiN! :: Bağlantı

3/7/2008 - Regaip kandiliniz mübarek olsun

Kategori: Denemelerim





REGAİP KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN DOSTLAR
Ellerin semaya, dillerin duaya, gönüllerin mevlaya yöneldiği bu gecenizi kutlar, hayırlara vesile olmasını, dualarınızın kabul olmasını Allah'tan diler ve dilenirim.

CaN iZi (4) :: siZDe BiR GüZeLLiK YaPiN CaN IzINiZi BiRaKiN! :: Bağlantı

12/5/2008 - KADIN

Kategori: Denemelerim

Tanrı 6.günün geç saatlerine kadar kadını yaratmakla meşguldü

Bir melek yanına yaklaştı ve: “Neden bu seferkine bu kadar zaman harcıyorsun?”dedi

 Tanrı yanıtladı:
Onu nasıl yarattığımı öğrenmek

ister misin?"

 O,yıkanabilir, ama plastikten değil, 200’den fazla oynar ekleme sahip ve her çeşit yemeği yapabilir, kalbinde birden çok çocuğa yer verebilir, incinmiş dizden kırık kalbe kadar her şeyi sevgiyle iyileştirebilir

ve en önemlisi bunu sadece iki elle yapabilir”.

Melek çok etkilenmişti

 Sadece iki el....bu imkansız!“

 Bu standart bir model mi?!

 Bir güne bu kadar emek.... Yarına kadar dinlenin efendim,onu sonra tamamlarsınız“.

Olmaz”, dedi Tanrı. “Eserimi tamamlamaya az kaldı, onun kalbimde apayrı bir yeri olacak”.

 O,hasta olduğunda kendi kendisini iyileştirebilir ve günde 18 saat çalışabilir”.

 Melek, kadına yaklaştı ve ona dokundu.

Ama siz onu çok yumuşak yaratmışsınız,efendim
Evet,öyle", dedi Tanrı, “Ama ayrıca güçlü de yarattım. Onun nelere dayanıp nelerin üstesinden gelebileceğini tahmin bile edemezsin.“

 Peki düşünebiliyor mu?" diye sordu melek

 Tanrı yanıtladı:

Düşünmekle kalmıyor, nedenini sorguluyor ve tartışıyor da."

Melek kadının yanağına dokundu....

Tanrım, bu yaratık su sızdırıyor galiba! Ona çok şey yüklemiş olmalısın.” 

 Su sızdırmıyor....O gözyaşıdiye düzeltti Tanrı

 Ne için?" diye sordu melek.

Tanrı yanıtladı:

“Göz yaşları onun üzüntüsünün,tasalarının,sevgisinin,yalnızlığının,çektiği acıların,gururunun göstergesi”

Bu yanıt meleği çok etkiledi; “Efendim, siz bir dahisiniz.

Her şeyi düşünmüşsünüz. Kadın gerçekten muhteşem!"

Evet öyle!

Kadınların erkekleri şaşırtan güçleri var.

Sıkıntıyla başa çıkabilir ve çok ağır yükleri taşıyabilir.

Mutluluğu,sevgiyi ve zekayı elinde tutar.

Çığlık atacak hale geldiğinde gülümser.

Ağlayacak gibi olduğunda şarkı söyler, mutlu olduğunda ağlar ve korktuğunda kahkaha atar.

İnandığı şey uğruna savaşır.

Adaletsizliğin karşısındadır.

Yeni çözüm önerilerine her zaman açıktır. Ailesi için canını feda etmeye hazırdır.

En kötü anında dostunun yanındadır.

Sevgisi koşula bağlı değildir.

Çocuklarının başarılarıyla sevinç gözyaşı döker.

Arkadaşlarının başarısıyla gururlanır.

Doğum ve evlilik haberleri onu dünyanın en mutlu insanı yapar.

Bir akrabası veya arkadaşı öldüğünde yüreği kan ağlar.

Fakat,kendisinde hayatla mücadele edecek gücü bulur.

Bir öpücüğün bir kucak açışın kırık kalpleri iyileştireceğini bilir.

Onun bir tek yanlışı vardır:

Kendisinin paha biçilemez bir varlık olduğunu unutur...

Bu yazıyı ,kadının ne müthiş bir varlık olduğunu hatırlatmak için tüm arkadaşlarınıza gönderin....Ayrıca tahmin edeceğiniz üzere baylara da göndermenizde fayda var. Bazen onlara da hatırlatmak gerekir..!!! 


ALINTI e -mail e gelen


(Kadın olmayı seviyorum.Bazı çürük elmalar kadınlığa leke düşürsede)   


CaN iZi (4) :: siZDe BiR GüZeLLiK YaPiN CaN IzINiZi BiRaKiN! :: Bağlantı

21/4/2008 - BEKLE BENİ GELMEYECEĞİM

Kategori: Denemelerim


Yazar olma sevdasında değilim.(ama siz yazar olabileceğimi düşünüyorsanız yan cebime koyun)

Hatta aptal olma yolunda hızla ilerlemekteyim. Az şey konuşup çok şey anlatana hayranım.(Herkes benim gibi düşünüyorsa, hiçbir zaman  hayranım olmayacak demektir.)

   Haşmet Babaoğlu bir kitabına “Bekle Beni Gelmeyeceğim” ismini koymuş. Bu cümle o kadar hoşuma gitti anlatamam. Bunu tesadüfen defterimi karıştırırken buldum. Çok beğendiklerimi not ederim çünkü, nede olsa balık burcuyum ya balık hafızası var bende.

Beynimde bir hasar var, ben hala bulamadım.Delete tuşu tutukluk yapıyor bazen, sık kullanılmaktan sanırım…Unutmak istemediklerimi unutturuyor,  unutmak istediklerimi beynime çivi gibi çakıyor.

Allah sizi inandırsın bazen yaşadığımı unutuyorum.En büyük korkum “ya bir gün nefes alıp vermeyi unutursam?...”

 

Neyse ki kağıt kalem icat edilmiş. Böylece bende bu cümleyi hatırlayabildim.

  Benim sayfalar dolusu yazı yazabileceğim bir konuda Haşmet Babaoğlu bir cümleyle işi bitirmiş. Aramızdaki fark bu olsa gerek.Akıllı ve aptal insana örnek.


Ben sustum Haşmet abi konuşuyor

__Bekle beni gelemeyeceğim

(Ah Haşmet abi ah! Bana neler anlattığını bir bilsen)


"Bekle beni gelemeyeceğim" demek insanı üç kişilik cinayetin baş sanığı yapıyor.Hem kendini hem sevdiğini hemde aşkını öldüren bir seri katil sözkonusu...


"Bekle beni gelmeyeceğim" diyen kişi sizi stepne olarak kullanmak istiyorda olabilir;İstemediği halde sizden ayrılmak zorunda olduğunu anlatmaya çalışıyorda olabilir.


Ahmet Altan'ın bir kitabında bahsettiği gibi "insan her zaman sevdiğini yok etmiyor; bazende sevdiği için kendini yok ediyor"

Böyle durumlarda yaşayan ölüler sarıyor etrafı.Kalplerde doğmadan can cekişen aşkların bıraktığı büyük acılar.

                                                                                                             cam güzeli


CaN iZi (5) :: siZDe BiR GüZeLLiK YaPiN CaN IzINiZi BiRaKiN! :: Bağlantı

16/4/2008 - SARMAŞIK

Kategori: Denemelerim


   SARMAŞIK

Elin, ayağın, gözün, kulağın aynı düşünceyi paylaşıyorsa, aynı hedef için kilitlenmişse, bu işin içinde aşkın parmağı var demektir.

O an kalbin ateş topuna döner.

“Kalbim çıldırdı mı? Bozuldu mu?”diye düşünürken, vücüdundaki anormallik daha da artmaktadır.

Kalbin artık kan yerine, bu duyguyu vücudunun en ücra köşesine hiç zorlanmadan yıldırım hızıyla ulaştırır.

Bunu engellemenin imkanı yoktur.

Sarmaşık misali vücudunu saran bu duygudan arınman imkansızdır.

Belki beynini,kısmen kontrol altına alabilirsin.Kalbin senden bağımsızmış gibi kendi başına hareket eder,bütün vücudun onun himayesindedir.

İsteyerek hızlandıramayacağın kap atışın,onu görünce hızından alıp başını gidecek zannedersin.

Dizlerinin bağı çözülür, olduğun yere yıkılmamak için, güçlü olmaya çalışırsın.

Sesin kısılmış, çok derinden gelmektedir.

Beynin o anı en ince ayrıntısına kadar kaydetmekle meşkuldür.

Kulakların hiç olmadığı kadar hassas, sevgi sözcüklerini duymaya hazırdır.

Bu arada ellerin terden sırılsıklam olmuş, gözlerin nereye bakacağını şaşırmıştır.

Heyecan o derece doruktadır ki, bayılacağım korkusundan gözlerine bakmaya cesaret edemezsin.

Elinde, dilinde titremektedir.

Sen sakin olmaya renk vermemeye çalıştıkça, yüzün bir alarır, bir morarır.

Sen sıcak bastığını zannederken, kızaran yüzün seni ele verir.

Bu manzarayı görüp de, sevildiğini hissetmeyecek, ne erkek nede kadın vardır yeryüzünde.

Nereye gidersen git, hayalini yanında taşırsın. Artık vücudunun efendisi sen değil,aşkın olmuştur.

 Anlattıklarım aşkın yan etkileridir.

Bu derece yoğun yaşanan aşkın izlerini, ne mekan değişikliği silebilir,ne aradan geçen zaman unutturabilir.

Bana göre unutmaya da çalışmayın zaten, acısıyla, tatlısıyla sahip çıkın aşkınıza.

Hiç bir sarmaşıktan kurtulmak sanıldığı kadar kolay değildir.

Aşk sarmaşığını yok etmek ise imkansızdır.

Siz onu yok etmeye çalıştıkça, o yeniden filizlenir,her filizde yeni heyecanlar bulursunuz.

Vaktinde dizginlemek için büyük çaba harcadığınız o heyecanı yeniden hissetmek istersiniz.

Ancak yaşadığınız bu ilk aşkın heyecanını,büyüsünü hiçbir zaman yakalayamazsınız.

Kanın deli aktığı o günlerde yaşanılan aşk ömür boyu yaşayacağından daha çok heyecan duymanı sağlar.

O özeldir…

o güzeldir…

o ilktir…

Her zaman ilk kalacak, unutulmayacaktır…

Zamanla ya firari bir adam olacaksın, ya geveze bir kadın kalacaksın,ya da suskun hayata küsmüş biri olarak yaşayacaksın.Çoğu aşkın ardında kalan budur.

Bu seni mutlumu? Mutsuz mu?eder bilemem…

Fakat,vücudunu teslim alacak başka bir aşk bulana dek,kalbinin sahibi sen olacaksın.

(Çocukluk aşkını gülümseyerek hatırlarsın, gençlik aşkın aklına geldiğinde derin bir "ahhhh" çekersin)
 
cam güzeli

                                    


CaN iZi (2) :: siZDe BiR GüZeLLiK YaPiN CaN IzINiZi BiRaKiN! :: Bağlantı

11/4/2008 - Konuşmak Üzerine

Kategori: Denemelerim

 “Konuşmayı bilmenin püf noktası susacağın yeri bilmekten geçer.”

Yazmak sözcükleri kağıda dökmek demek. Benim için konuşmakla aynı değerde hatta daha da önemli.Çünkü sözümün kesilme imkanı yok.

Ben konuşmayı seven biri değilim. İşin gerçeği çok konuşanı da sevmem.Çok konuşanın, boş konuştuğunu düşünürüm.Ancak benim konuşmaktan bahsettiğim bu değil.Benim bahsettiğim paylaşmak.Biri konuşur diğerleri dinlerse bu paylaşım olmaz.Böyle insanlarda yok değil hani.Kendileri anlatır anlatır, siz anlatmaya kalktığınızda dinleme zahmetine katlanmazlar.

Ağzı olan herkes konuşuyor, ya kulağı olan herkes onlar dinlemeyi ne kadar başarabiliyor?...

Çevrenizde böyle insanlar varsa dolayısıyla  konuşmaktan da soğuyorsunuz. Bazı insana konuşmak ne kadar yakışmıyor. Bazısı da konuşmazsa olmaz.

    Sizinle bir hikâyeyi paylaşmak istiyorum.

  Akıllı  İnsan

  Bir bilgeye sormuşlar.

“Bir insanın zekâsını nereden anlarsınız?”

 “Konuşmasından” diye cevap vermiş.

  Ya hiç konuşmazsa” demişler

“O kadar akıllı insan yoktur ki” demiş

 

  Bizler ne kadar akıllıyız acaba?...

  Ne acıdır ki; toplumumuzda bu hikayenin tam tersi düşünülmekte.Ne kadar çok konuşur ne kadar çok kafa ütülersen o derece akılı olduğun sanılıyor.Üstelik başkalarına konuşma fırsatı vermezsen daha akıllısın demektir. Nede olsa bunu yapabilmek her yiğidin harcı değildir…

 

Hz.Ebu Bekir(ra)bir sözünü hatırlatmak isterim.

“Güzel konuşmanın sırrı, lüzumsuz sözleri terk etmekten geçer” demiş. Ne kadar doğru söylemiş.

 

"söz ağzımızdan çıkmadan biz ona, çıktıktan sonra o bize hükmeder " sözü  konuştuklarımıza ne kadar dikkat etmemiz gerektiğini ne güzel vurguluyor.Kalp kırmamak için söylediklerimizin esiri değil efendisi olmak için, sonradan pişman olmamak için ağzımızdan çıkan sözcükleri dikkatli kullanmalıyız.


Konuşmak anlatmak, paylaşmak bizim için bir nimettir. Bunu kullanmayı bilelim. Unutmayalım Allah herkese konuşma özelliği vermiştir. Dinlemeyi bilmek ve zevkle dinlenen biri olmak ayrıcalıktır. Bir anlamda, beni dinlediğiniz için teşekkür ederim. Umarım birazda olsa zevk almış, pişman olmamışsınızdır. El aleme talkım verip kendi salkımı yutanlardan olmak istemem.

                                                                                         cam güzeli

 

CaN iZi (1) :: siZDe BiR GüZeLLiK YaPiN CaN IzINiZi BiRaKiN! :: Bağlantı

10/4/2008 - İÇİMDEKİ ÇOCUK

Kategori: Denemelerim

Affınıza sığınarak, sizleri bugün Güzin Abla olarak kullanacağım.

   Ben hiçbir zaman çocukluk yaşamadım. Anamın karnından yaşlımı doğmuşum ne?...

 Kendimi bildim bileli biyolojik yaşımın çok önünde yaşadım hayatı. Hiç evcilik oynamadım mesela… Hiç yaramazlıkta yapmadım. Dolayısıyla hiç cezada almadım. Doğru söylüyorum. İnanmazsanız anneme sorabilirsiniz.

Hep örnek gösterilen oldum. Buna takdir edilmeye doyumsuzlukta diyebilirsiniz. Yetiştirilme tarzından mı böyle oldum bilmiyorum.

  O yüzden sizden ricam. Bırakın çocuklar yaramazlık yapsın.

 Şu an koskoca kadınım ve içimde bir çocuk var. Üstelik yaramazlık yapmak istiyor. Hiç hissetmediğim kadar çocuğum yani

  Bazen diyorum” koyver gitsin” zavallıyı, dilediği gibi yaşasın hayatı, yaramazlık yapsın ceza alsın.

   Ne yapar acaba başıboş bıraksam?...

   Sudan çıkmış balık gibi çırpına çırpına ölür herhalde… İyisi mi ben onu içimde yaşatmaya devam edeyim. Olmazsa eline kalemi kağıdı veririm yazılar yazar. Ona acımanızı istemiyorum. Yaramazlık yaptığında saçını çekin, kulağını çekin, ceza verin ama asla acımayın. Çünkü ben o işi yeterince yapıyorum. Eğer Cam Güzeli’nin yaramazlık yaptığını görürseniz bilin ki o ben değil içimdeki küçük kızdır. Çünkü ben değil yaramazlığa o hasret.

                                                                    cimcime


CaN iZi (8) :: siZDe BiR GüZeLLiK YaPiN CaN IzINiZi BiRaKiN! :: Bağlantı

4/4/2008 - DUYDULARIN TERCÜMANI

Kategori: Denemelerim


HELALLIK İSTİYORUM

DUYGULARIMIN TERCÜMANINDAN

Şiirin benim kalbimdeki sözlük anlamı:”Duyguların tercümanıdır.”

Şiir: bana göre en önemli duyu organımız olan kalbi harekete geçirir. Bütün şiirlerin çıkış noktası da kalptir, varması istenilen noktada…

Adeta kalpten kalbe görülmeyen bir köprü oluşur. Şiiri yazanla okuyanın hissettikleri buluşur.

Şiir ihtiyaçtır; Yemek yemek su içmek gibi bir ihtiyaç. Gün gelir şiire açlık hisseder, okumak istersin duygularını doyurabilmek adına. Gün gelir  duygular öyle yoğunlaşır ki; çağlayan olur. Kalpten kağıda damlayan sözcükler, mısraları oluşturur, ard arda hiç anlamadan kıtalar sıralanır.

”Sanki beni tarif etmiş” diye düşünürsün; ya da :

“Benim çektiklerimi çekmiş, beni anlayan biri var” diye teselli bulursun.

“Ben tam da bunu demek istemiştim; benim söylemek isteyipte söylemediklerimi ne güzel dile getirmiş” dersin kendi kendine…

İşte bunları dedirtebilecek kaç dostunuz var?

Şiir: Dosttur…

Şiir: İhtiyaçtır…

Şiir: Duyguların tetikleyicisi…

Şiir: Duyguların tercümanıdır…

   “İlham” adı altında, bazen en münasebetsiz zamanda ziyaretinize gelir. Ama korkmayın ne pasta, börek ister; nede çay veya kahve…Sizden tek istediği bir kalem bir de kağıt. Üstelik eli boş gelmeyecek kadar bonkördür. Giderken size mısraları bırakır. Bazen bana yaşıtım olmayan ilham perisi geliyor. Ufacık bir çocuk çıkıyor karşıma. Ne yapayım? “tanrı misafiridir” deyip. Buyur ediyorum içeri. Şikayetçi olduğumu sanmayın, yaşanmamış çocukluğuma geri dönüp, birazcık yaramazlık yapıyoruz birlikte. Keşke her zaman o gelse…

Çocukla çocuk olmak çok zevkli biliyor musunuz?

Şiirlerim: Ne yaparsam yapayım yanımda olduğunu bildiğim anamdır, babamdır…

Şiirlerim: Sıcaklığını hissedip yanında sarmaş dolaş uyuduğum eşimdir…

Şiirlerim: Omzunda ağladığım gözyaşımı silen dostumdur…

Şiirlerim: Hayali sevgilimdir, heyecandır, yürek kıpırtısıdır…

Şiirlerim. Doğururken acı çeksem de; mısraların dizilişini gördüğümde acılarımı unutturan evladımdır…

Şiirlerim: Elim kalem tuttu tutalı yazdığım günlüğümdür…

Şiirlerim:Duygularımın yükünü taşımaktan gocunmayan hamalımdır…

Şiirlerimin benim bütün kahrımı çekmiş olmasına dayanamıyorum. Çok mahçubum onlara karşı.Mutluluğu onlara çok gördüğüm için üzülüyorum.Her birinin bana çok hakkı geçti.

“HELALLİK İSTİYORUM”

Yoksa altından kalkamam bu vicdan azabının.

“Şiirlerim bana hakkınızı helal eder misiniz?

                                                               CAM GÜZELİ

CaN iZi (7) :: siZDe BiR GüZeLLiK YaPiN CaN IzINiZi BiRaKiN! :: Bağlantı

17/3/2008 - NEDEN CAN GÜZELİ?

Kategori: Denemelerim

Bendeniz; Ayşenur isminde dünyaya geldim. Zamanla kısaca “Ayşe” dediler.Gülleri çok seven biri olarak Ayşegül isminide çok severim.Anlayacağınız Ayşe'nin her hali bana çıkıyor:))

 

Çocukluk arkadaşlarım hayatımı camdan seyretmek zorunda kaldığım için  “cam güzeli” yakıştırmasını yaptılar.

 

Uzunca bir süre cam güzeli olarak kaldım. Şair arkadaşlarım beni cam güzeli olarak tanıdı. Onlarda şiiri ne kadar çok sevdiğimi anlamış olacaklar ki;  “mısraların güzeli” demeye başladılar.

 

Sevmeyi çok sevdiğimi bilen  can dostlarım “can güzeli” adını uygun gördüler.

Nihayetinde beni hep güzel yakıştırmalarla onurlandırdılar.

 

Bu yakıştırmalar benim hayatımın özeti adeta.

 

Bana bu güzellikleri hediye eden güzel insanlara sonsuz teşekkürlerimi sunuyor; Ömür boyu yaşamlarında güzelliklerle karşılaşmalarını diliyorum.


Düşündüm de kendimi fazla övmüş gibi oldum...

Benim "gül reçeli" olduğumu söyleyen sayın abicim, aynı zamanda ne kadar "gıcık "biri olduğumuda üzerine basa basa vurgular.Yani demedi demeyin benden söylemesi            


Yazan:(ACE,cam  güzeli, mısraların güzeli, can güzeli,  gül reçeli, GICIK ŞEY...)

 

CaN iZi (2) :: siZDe BiR GüZeLLiK YaPiN CaN IzINiZi BiRaKiN! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->


CaNGüZeLi

Doğdum.......Ölüyorum


CaNiMIN SoN DaMLaCiKLaRi

EL ELE
OYUN BOZAN
SEN
Bir buse için
GİTME
VAZGEÇTİM
HADİ GÜLÜMSE
CANIM HÜZÜN ÇEKTİ
Dini Şiirler
SENSİZLİĞİM
CENNETİ SEVMEK
SUSMAK SUS(A)MAK
SEVDA ORUCU
ŞEYTAN ALDI GÖTÜRDÜ SATAMADAN GETİRDİ
Deprem
CAN AYRI BEDEN AYRI
Regaip kandiliniz mübarek olsun
"O AN"
HAYAT ÜZERİNE
SEVİYORUM
BEN SENSİZDE MUTLUYUM
KADIN
Benden Sonra
üfürmelerim
SADIK DOSTUM HÜZÜN


BaGLaNTiLaRim

Ana sayfa
Profilim
Arsivim


KaTaGoRiLeRiM



ARKaDaSLaRiM

Arkadaşlarım

safakk1
birkadin17
Blogcu Yardım
herneysem
kosedekigolge
duygularinsairi
abunaar
aydanur42
delimavi32
sondeli
uzakkk
conquistador
hickimsee
pasiflora61
damlayanduygular
nilinmavisi
amaney
andasakli
kabakcekirde
gulce07
gaziler54
radiokosedekigolge
suskunbiradam
newbahar
kalbin sesi
kapalikapilar
elvida
sürgünce ✿