24/5/2008 - HAYAT ÜZERİNE
"Silgi kullanmadan yazı yazma sanatına HAYAT denir" demiş j.Chrıstıan
Eğer hayatınızla ilgili başkalarını suçluyorsanız, üzgünüm ama hayatınızın iplerinin başkasının elinde olduğunu yüzünüze vurmak zorundayım. (Size tokat attığım için özür dilerim:))) "ROBLEMLERİNİZİN ÜZERİNE KULUÇKAYA YATARSANIZ MÜKEMMEL CİVCİVLERİNİZ OLUR"
Hayat kimseye senin zannettiğin kadar cömert davranmıyor ve hiç kimseyi senden daha fazla sevmiyor.
Hayatınızı başkalarına göre yaşadığınız zaman asla “benim hayatım” deme hakkına sahip değilsiniz Hayatınızın sizin olması demek; iyisiyle kötüsüyle onu sahiplenmenizden geçer. Bu gerçekle yüzleştiğiniz sürece hayatınızla birlikte omuz omuza vererek yaşarsınız. Buda sizi hayata karşı daha güçlü kılar. Engeller, parazit duygular güçlü insanlarda barınamaz. ”Güç bende artık” diyebilmeniz için şart olan; başkalarını değil, kendimizi değiştirmektir. En çok yapılan hatadır, başkalarını değiştirmeye çalışmak. Hayatımızdaki bütün yanlışlıkların suçlusu da onlardır. Biz mi? Biz, sütten çıkmış ak kaşık. “O öyle yapmasaydı, ben böyle yapmazdım.” “ O bu şekil davranmasaydı, ben böyle davranmazdım.” Bunun gibi mazeretlere karnımız tok. Hatalarımıza sahip çıktığımız takdirde onlarda bize minnettarlıklarını bir şekilde gösterecektir. Yanlışın doğru olduğunu iddia etmenin bize kazandıracağı tek şey; kendimizi kandırmaktır. O yanlışlar; üç yanlış bir doğruyu götürür misali süpürge olur gün gelir doğruları süpürür.Bu sebeptendir ki;İnsan hatalarına sahip çıkmalı yaptığı hatalardan ders almayı bilmelidir. Bilge Amcam bile benim gibi düşünüyor. İnanmazsanız birlikte soralım Bir bilgeye nasıl bu kadar doğru kararlar alabildiğini sormuşlar, "Deneyim" demiş. “ O deneyimi nasıl kazandın?”,diye sormuşlar "Hatalarımla" demiş.
Bunu başarabilmek için bazen değişim gerekir. Başkalarının değişmesini beklemek boşa kürek çekmekten başka işe yaramaz.Başkalarının doğruları sizin yanlışınız olabilir. (tecrübeyle sabittir.) Can çıkmadan huyun çıktığı nerede görülmüş? (Bende görüldü ama siz beni görmezden gelebilirsiniz.:)) Daha düne kadar insanların değişemeyeceğini düşünen ben; kendimdeki değişikliği gördükçe bu konudaki düşüncelerim değişti. Bu değişim sürecinin oldukça sancılı olduğu konusunu belirtmeden geçemeyeceğim. Ama bu sizi korkutmasın “selle yağmur.”:)) Başkalarının değişmesini beklemenin yanında bu hiçbir şey. İnsanların değişebileceği konusunda en büyük örnek olarak kendimi gösteriyorum. (Bukalemun yanımda beceriksiz kalır.) Kastettiğim fiziksel görüntü değil elbette Asıl önemli olan insanın yaşam tarzını davranışlarını değiştirmesi bu başlı başına bir olay. (Değişmenin reklamını bu kadar çok yaptıktan sonra iyi yönlerinizi değiştirmeye kalkarsanız sorumluluk kabul etmem ona göre...:))
İnsanların değişebileceğini kanıtladığımıza göre başkalarının da değişebileceğine inanmak durumundayız.Ama kimse bizim hatırımız için değişmez değişemez.Diyelim ki değişti.Üç günde eski karakterine döneceğini garanti ederim.Buradaki tılsımlı sözcük “istemek” Değişim gerçekleştirmiş insanlara önyargılı bakmamak lazım.Bununla ilgili bir hikayeyi paylaşayım sizlerle; Bir bilgeye sormuşlar: "Efendim, dünyada en çok kimi seversiniz? "Terzimi severim," diye cevap vermiş. Soruyu soranlar şaşırmışlar: "Aman üstad, dünyada sevecek o kadar çok kimse varken terzi de kim oluyor? O da nereden çıktı? Neden terzi?" Bilge, bu soruya da şöyle cevap vermiş: "Dostlarım, evet ben terzimi severim. Çünkü ona her gittiğimde, benim ölçümü yeniden alır. Ama ötekiler öyle değildir. Bir kez benim hakkımda karar verirler, ölünceye kadar da, beni hep aynı gözle görürler. Hayatınızı yaşanabilir kılmak istiyorsanız; Bolca kendinizden katın. Elinizi korkak alıştırmayın, kaşıkla değil; şöyle avuç avuç doldurun. Biraz tebessüm, azıcık gülümseme bu arada zevk ve hobilerinizi katmayı unutmayın.Hala koyu bir kıvamdaysanız tutturamadıysanız biraz su ekleyin.Bu anlattığımı erken yaşlarda yapmalısınız ;ancak o zaman benim gibi pişmiş aşa su katmamış olursunuz. cangüzeli
|