21/9/2008 - SUSMAK SUS(A)MAK
 SUSMAK SUS(A)MAK Nasıl derdim “seviyorum” diye O zaman bırakabilir miydin beni? Ya ben... Ya ben bir kere elini tutsam; bir daha ısınabilir miydim?... Susmamın, sana olan susamışlığımı her gün biraz daha arttırdığı aşikâr. Ama olmuyor işte…Benim payıma, aşkın zor yükü binmiş.Bütün susamışlığıma rağmen “susmalıyım…” Konuşmak; kuruyan dudağıma ıslaklık; yanan yüreğimi söndürecek çağlayan olabilir. Buna rağmen susmalıyım… Konuşmak; sendeki ateşe benzin dökmek olur.Bendeki yangınla sendeki ateşin önüne kim geçecek o zaman?... Söndürülmesi imkansız bir yangın en sonunda seni de beni de yakar. Ben seni, yanmana izin vermeyecek kadar çok seviyorum. Yüreğimin derinliklerine gömdüm seni. Üstünü örttüm çiçeklerle. Suskunluğum çaresizliğin eseri. Kalbim müebbet sürgün İçime yağan gözyaşı bulutları dinecek gibi değil. Bak senden bahsedince hararet sardı dört bir yanımı Susuzluğu yaşıyorum sensizliğimde. Bekliyorum özlemle ölüm döşeğinde; Dudağımı ıslatan bir damla Zemzem olacağın günü. cangüzeli
|